Günümüzde bazıları İslâm'ın fütuhat dönemlerinde öncelikle Sasani İmparatorluğu üzerine değil de, Bizans'a gidilmesi gerekirdi diye konuşuyorlar. Halbuki bu tamamiyle öncelik-sonralık zaviyesinden bir tercih meselesidir. Zira o fütuhat devrinin Serdar-ı A'zam'ı Hz. Ebu Bekir Keşke Halid'i İran'a karşı gönderdiğimde, Ömer'i de Bizans'a gönderseydim' diyor. Demek ki Bizans'la yaka-paça olma da, o plân ve programda vardı. Ama İran tercih edildi. Neden?
1) O devreye göre dünyanın iki süper gücü sayılan bu iki imparatorluğa karşı yetecek miktarda askerî güç ve donanımın olmayışı.
2) İran ülkesini avuçlarının içi gibi bilen, Sasanilerin esareti altındaki Tağlibli Arapların 'Araplık' damarını kullanarak, İranlıları içten vurma, beri taraftan da bunları İslâmiyet'in içine çekme ihtimalinin değerlendirilmek istenmesi.
3) Arap yarımadasının güvenliğini ilk plânda tehdit eden Bizanslılardan ziyade İranlıların oluşu.
4) Arabistan'ın güneyinde bulunan Yemen'in uzun yıllar İran'a bağlı bulunması.
5) Şuyuî ahlâkın yaygın olduğu ateşgede İran'ın ahlâkî kaideler açısından İslâm ile çatışması ve çatışan bu kurallarının Müslümanları tehdit etmesi gibi sebeplere binaen öncelikle Sasani İmparatorluğu üzerine gidilmişti.'
Bu Sayfayı Sitenizde İktibas Edin© 2012 - Fethullah Gülen: Çağ ve Nesil Serisi